Haklarımızın verilmemesinden dolayı yaşadıklarımızdan:
1. TSK de sıkıntılar ve zor durumlar ortaya çıktığında astsubayların hatırlandığı sözüzünün doğrulandığını,
1.
1.· 2.SÖZ verildiği halde yapılacak denilen astsubay devrimlerinin yapılmaması; TSK' da Astsubaylara karşı bir KAMPANYANIN bilinçli olarak yürütüldüğü şüphelerinin doğmasına neden olduğunu,
· 3.Astsubaylara karşı bilinçli, planlı yapılan asimetrik bir uygulamanın varlığının kabul edilmiş olduğunu,
· 4.Anayasa ve yasaların Türk vatandaşlarına eşit uygulandığı gibi, astsubaylara eşit olarak uygulanmayarak, ayrım yapıldığı inancının personele iyice yerleştiği,
· 5.Uygulamalardan TSK' da subaylar geleceğinden emin, memnun olurken astsubaylar gayri memnun olduğunu,
· 6.Görevlerde önlerde yer alan astsubayların, haklar dağıtılırken en arkalarda kalıp, unutulduğunu,
· 7.Astsubayların haklarının hükümet ve genelkurmay ikilisince danışıklı olarak engellendiği,
· 8.Astsubaylara ne Hükümet ne de Genelkurmay katında adil adalet dağıtılmayacağına,
· 9.Astsubaylar hak ve özgürlüklerin kişilerin tekelinden kurtulup, Anayasanın teminatına alınarak haksızlık ve eşitsizliklerin önüne geçilebileceğine inandıkları;
10.Astsubayların onurlu "VEFA'YI" borç olarak bildiklerini, ancak Hükümet ve Genelkurmayın tutarsız davranışlarından dolayı artık bir "SEMT" ismi olduğuna inandıklarını,
· 11. TSK' da "ŞEFFAFLIĞIN" olmadığı, şeffafsızlığın astsubaylar için daha da yoğun uygulandığını,
· 12. Astsubay, yapılacağı söylenilen "ASTSUBAY DEVRİMLERİYLE" oyalanmış, kandırılmış, aldatılmış bunları vad edenlerin, masal ve çizgi filmi kahramanı durumuna düştüklerine inammışlar,
· 13. 2002 Yılından bu yana iktidar ve Hükümetin başkanı olan Sayın Recep Tayip ERDOĞAN’IN Filistin’e yardım taşıyan gemilere saldıran İsrail ve İran’a yaptırımlar için Dünyaya mesaj verirken, HAKSIZLIKLARA karşı sesiz kalanların da aynı suça ortak olduklarını, hatta bu davranışlarıyla da onlara destek verdiklerini yüksek sesle Dünyaya iletirken,
Kendi ülkesinde Genelkurmay ve Hükümet astsubay camiasına karşı yapılan "HAKSIZLIKLAR VE ÇİFTE STANDART UYGULAMALARA" ses çıkarmaz veya çıkarmazken(!) aynı suça olduğunu görmüyor, bilmiyor, duymayarak yıllardır ÜÇ MAYMUNU oynamayı uygun görmüştür. Dünya insan haklarından, haktan hukuktan bahsedenlere bakın, Ülke içindeki uygulamalara, Ülke dışına verilmeye çalışılan mesajların tezatlığına bir bakın ve görün lütfen. Kendisi ele verirken talkımı, Ülkemizde uygulamalarıyla kendisi camiamıza salkımı yutturdu. Başbakan başkasının gözündeki çöpü görüyor, ama kendi gözünde ki merteği görmeye aciz hale gelmiştir. Astsubaylar için ¼ kabul edilmiş, bir gün sonra da yapılan baskı sonucu Hükümet olarak geri adım atarak HAKLARA sahip çıkmamış gerçek Kasımpaşalı değil “ çakma” Kasımpaşalı gibi hareket ederek HAKSIZLIKLARIN sürdürülmesine göz yummuştur.
Başbakan, MSB, Genelkurmay verdikleri sözleri tutmalı, sözlerinin arkasında durmayı bilmeliler. Eğer bunları bilmiyorlarsa, Japonya da ki Ülke yöneticilerine bakarak onlardan bir nebze de olsa bir şeyler almalıdırlar. Eğer astsubaylara Japonya’ da yöneticiler tarafından bu sözler verilmiş ve yerine getirilmemiş olsaydı yöneticiler intihar ederler veya en azında istifa ederek onur ve hasiyetlerini koruma yolunu seçerlerdi. Bizdekiler verdikleri sözler de, yaptıkları da ortada olduğu halde, hala aynı mevkide görevlerine onurlu ve güvenilir biçimde sürdürmektedirler.
Astsubaylar bütün bu uygulama ve söylemlerden sonra, TSK' nın büyük ve bölünmez bir aile, bir bütün olduğunun içi boş bir söylem ve balon olduğuna inanmaya. Bunun astsubayları kandırmak için uydurulan bir yalan olduğunu düşünmeye başlamıştır.
Astsubaylar TSK içinde yerlerini belirlemeye ve TSK’in neresinde, hangi sıfatla yer aldıklarını kesinlikle anlamak, bilmek ve durumlarına yasal bir statü kazandırmak, artık aldatılmak ve kullanılmak istememektedirler.
Ülke ve TSK için Şehitlik mertebesini Göze alarak en çok Şehit ve Gaziyi veren en büyük sınıfı olan astsubay camiası TSK deki haksızlıklar, eşitsizlikler, ayrımlar sonlandırılana, yasalar karşısında eşitlik sağlanana kadar mücadelelerine devam edecek. Bu mücadele haklar alınana kadar sürdürülecek. Verilecek bedel ne olursa olsun bu haklardan vazgeçilmeyecektir