Veysel ÇETİNER/ gun24saat.com/ ESKİŞEHİR
Maliye Bakanlığı Cevabı:
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü
Sayı : B.07.0.BMK.0.16.115625-32
Konu : Tayyar YILDIRIM Sayın Tayyar YILDIRIM
İlgi : 11.05.2010 tarihli ve 970051 sayılı başvuru.
İlgide kayıtlı elektronik başvuru formunuzun incelenmesinden, astsubayların yararlanmakta oldukları fiili hizmet zammı sürelerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademeleri ile emekli keseneğine esas aylık derece ve kademelerinin hesabında dikkate alınması, astsubayların kazanılmış hak aylığı derece ve kademelerinin 1 inci derecenin 4 üncü kademesine yükseltilebilmesi ve emekli olan astsubaylar ile muvazzaf astsubayların makam ve görev tazminatından yararlandırılması talebinde bulunduğunuz anlaşılmaktadır.
1Bazı kamu personelinin emeklilik hakları açısından fiili hizmet süresi zammı uygulanmasına 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunuyla başlanılmış olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunuyla da bu uygulamaya devam edilmiştir.
Bazı kamu personeline bu şekilde bir hak verilmesi ise, kamu personelinden yaptıkları görevler dolayısıyla daha hızlı yıprananların ortalama yaşam süresinden daha kısa bir yaşam sürebilecekleri ve dolayısıyla daha erken yaşta emekliye ayrılmalarına imkan sağlanmaması durumunda çalışmakta oldukları dönem içerisinde emekli aylığı bağlanması için maaşlarından yapılan kesintilerle orantılı bir haktan yararlanamayacakları öngörüsüne dayanmaktadır.
Bu itibarla, fiili hizmet süresi zammı uygulamasından yararlanan kişilerin kamu personeli olarak geçen ve fiili hizmet süresi şeklinde adlandırılan çalışma süreleri, her yıl için fiili hizmet süresi zammı olarak belirlenen gün veya ay süresi kadar artırımlı olarak hesaplanmakta ve böylelikle emekli aylığı bağlanabilmesi için tamamlanması gereken toplam hizmet süresini daha kısa bir sürede tamamlamaları sağlanmaktadır.
Buna göre, fiili hizmet süresi zammı uygulaması, sadece emeklilik haklarıyla ilgili bir düzenleme niteliğinde olup, kamu personelinin fiilen çalışmaya devam ettiği dönemdeki haklarıyla bir ilgisi bulunmamaktadır. Nitekim, 5434 sayılı Kanunun 5510 sayılı Kanunla mülga 32 nci maddesinin birinci fıkrasında da yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak; “İştirakçilerin; bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aşağıda yazılı vazifelerde geçen fiili hizmet müddetlerinin her yılı için hizalarında gösterilen müddetler eklenir:” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Bu çerçevede, 5510 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında da; “Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayıları, fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı olarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birlikte belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalması şarttır." hükmüne yer verilerek, fiili hizmet zammı sürelerinin, ayrıca kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde veya emekli keseneğine esas aylık derece ve kademesinde değerlendirilmesi kabul edilmemiştir.
Buna göre, talebiniz doğrultusunda bir düzenleme yapılmasının, fiili hizmet süresi zammı uygulamasının amacıyla uyumlu olmadığı değerlendirilmektedir.
2 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 137 nci maddesinin birinci fıkrasında, Silahlı Kuvvetlerdeki subayların, astsubaylıktan subay olanların, astsubayların, uzman erbaş ve uzman jandarmaların aylıklarının; rütbe, rütbedeki kıdem ve kademe esasına göre saptanacağı hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, 926 sayılı Kanuna ekli VIII sayılı cetvelde, astsubayların rütbe, derece ve kademeler itibariyle aylıklarının hesaplanmasında esas alınacak göstergeler belirlenmiştir. Buna göre, anılan Kanuna ekli VIII sayılı cetvelde astsubaylar için en fazla 1 inci derecenin 3 üncü kademesine kadar gösterge belirlenmiştir.
Öte yandan, 1 inci derecenin 3 üncü kademesinde bulunan astsubaylara 1.521,08 TL emekli aylığı ödenmekte iken 1 inci derecenin 4 üncü kademesindeki “Başmühendis”, “Mühendis”, “Uzman Doktor” ve “Diş Tabibi”ne 1.434,36 TL, “Şube Müdürü”ne 1.108,42 TL emekli aylığı ödenmektedir. Buna göre, 1 inci derecenin 3 üncü kademesinde bulunan astsubaylar, 1 inci derecenin 4 üncü kademesinde bulunan bazı kamu görevlilerinden daha yüksek emekli aylığı almaktadır.
Ayrıca, 1 inci derecenin 3 üncü kademesi ile 1 inci derecenin 4 üncü kademesi arasındaki gösterge farkının emekli aylığına etkisi ise 25 yıl hizmet süresi için sadece 4,73 TL’dir. Dolayısıyla, astsubayların 1 inci derecenin 3 üncü kademesine kadar yükseltilmeleri emekli aylığı açısından bu kişilerin mağduriyetine neden olmadığı gibi, aksi yöndeki iddiaların da esaslı bir gerekçesi bulunmamaktadır.
3926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 18 inci maddesinde, bu Kanuna ekli “V sayılı Makam Tazminatı Cetveli”nde yazılı rütbe ve görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödeneceği hükme bağlanmıştır.
631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesiyle de 27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesine eklenen (C) bendi ile kimlere görev tazminatı ödeneceği ve bu tazminatın sınırları belirlenmiştir.
Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasına yönelik olarak alınan 10.01.2002 tarihli ve 2002/3546 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinde de; 15.01.2002–14.07.2002 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personelden, makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara yine almakta oldukları makam veya yüksek hakimlik tazminatı gösterge rakamlarına bağlı olarak ne miktarda görev tazminatı ödeneceği düzenlenmiştir.
Ayrıca, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun ek 68 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Makam tazminatı ile yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam iki yıl bulunduktan sonra emekliye ayrılanlara makam veya yüksek hakimlik ve temsil veya görev tazminatları bulundukları en üst görevleri esas alınarak ödenir.” hükmüne yer verilerek, makam tazminatı ödenmesi gereken görevlerde iki yıl bulunduktan sonra emekliye ayrılanlara da bulundukları en üst görevler esas alınarak makam tazminatı ödeneceği belirtilmiştir.
Buna göre, 926 sayılı Kanuna ekli V sayılı Makam Tazminatı Cetvelinde yarbay ve daha üstü rütbe unvanlarına yer verilmiş ve yüzbaşı, binbaşı, kıdemli binbaşı gibi subay rütbe unvanları ile birlikte astsubay rütbe unvanı ise makam tazminatı alabilecek unvanlar içerisinde sayılmamış olduğundan, astsubay rütbesinde bulunanlar ile bu rütbeden emekliye ayrılanlara makam tazminatı ve buna bağlı olarak görev tazminatı ödenmesine imkân bulunmamakta olup, bu durumun sadece astsubayları kapsadığı ve astsubaylar açısından bir eşitsizliğe sebep olduğu yönündeki iddialar da gerçek durumu yansıtmamaktadır.
Ayrıca, Bakanlığımızın idari bir kararı veya işlemi ile yukarıda belirtilen taleplerinizin yerine getirilebilmesine de imkân bulunmamaktadır.
Bilgilerini rica ederim.
http://www.emekliassubaylar.org